Herkes Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü tanıdığını sanır ama gerçekten ne tam olarak tanıyorlar, ne de anlıyorlar. Özellikle de siyasi çevreler bu konuda oldukça gerideler.
21.09.2020 00:00
Herkes Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü tanıdığını sanır ama gerçekten ne tam olarak tanıyorlar, ne de anlıyorlar. Özellikle de siyasi çevreler bu konuda oldukça gerideler.
Şimdi bundan bazıları rahatsız olacak. Olan olsun.
Eğer gerçekten siyasiler O'nu tanımış olsalardı, Türkiye bu günkü durumlara asla düşürülmezdi ve yeri en uygar ve gelişmiş ülkelerin yanında olurdu.
Mustafa Kemal Atatürk'ü iyi tanıyalım, hem de çok iyi tanıyalım.
Her şeyden önce iyi bir asker ve komutandır.
Bu konuda üstün bir dehaya ve beceriye sahip.
Gelmiş geçmiş liderler içerisinde en önemli olan liderden ve yirminci yüz yılda yetişen en büyük liderdir.
Çağının en aydın ve en büyük devrimcisidir.
Çok iyi ön sezgi, planlayıcı, devlet adamı ve siyasetçidir.
Düşünür ve yazardır.
Mustafa Kemal Atatürk cephelerde dahi kitap okuyan ve kitap yazan liderdir.
Mensup olduğu ulusu milletin geçmişini iyi tanıyan ve geleceğine nasıl yön verilebileceğini çok iyi bilen, bunu planlamasını yapandır.
Toplumu, toplumun sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal yapısını çok iyi anlayan, analiz eden, buna göre en uygun kararları alandır.
Batı kapitalizmi gelişip emperyalist aşamaya geçtikten sonra her zaman Osmanlıyı sömürmeye başlamıştır. Osmanlı zaten Padişah Kanuni Sultan Süleyman zamanında Fransa'ya tanınan ekonomik haklardan sonra gerilemeye başlar.
Osmanlı'da Padişahların otuz ikisini annesi yabancıdır.
Padişah hanımlarının devlet yönetimi üzerinde etkisi çok fazladır.
Zamanla devleti yönetiminde Rum, Ermeni ve Yahudi azınlıkların etkisi de oldukça artmış, ekonomiyi bu azınlıklar tamamen ele geçirip, ganimetlerden en fazla yararlanan kesim olmuştur. Bu azınlıklar da her dönemde yabancı güçlerle iş birliği içerisinde çalışmalarını sürdürmüşlerdir ki Osmanlı yıkılınca kadar bu durum devam etmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında diş geçiremeyenler, Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümünden sonra işi iyice azıtarak önceki işlerine devam etmişler ve devam ediyorlar.
Ayrıca Osmanlı'da dini açıdan İslâm Dininin en gerici anlayışı olan Eşari anlayışı benimsendiği için her yenilik günahtır. Mesela matbaa Osmanlı topraklarında Avrupa'dan 278 yıl sonra girmiş, onu da bir Yahudi getirmiştir. Bunun da şartı vardır:
"İslam Dini ile ilgili kitaplar basılmayacak."
Osmanlının bilimsel, ekonomik ve sosyal gelişmelere ayak uyduramamasının en önemli nedeni bu Eşari anlayışının resmi anlayış olmasındır.
Birici Dünya savaşı çıkınca da Osmanlı savaşa girdi ve yenik çıktı.
Bu savaşta, özellikle Sina ve Süveyş Kanalı cephesinde Osmanlının İngilizlere karşı yenilmesi, çok zayiat vermesi Yahudi azınlıkların kurduğu, üyelerinin tamamının kadınlardan oluşan "NİLİ" Casusluk örgütünün etkisi çoktur. Kısaca azınlıkların etkisi bu konuda çok fazladır.
Osmanlı zaten bitmiştir.
Yirminci yüz yılın ileri gelen devlet adamlarından Viladimir İlyiç Lenin Rus Çarlığına karşı işçi sınıfı ile sosyalist devrimin önderliğini yaptı ve Sovyetler Birliğini kurdu.(1917)
Mao Çin feodalizmine karşı Çin Köylüsüne önderlik ederek Çin Halk Cumhuriyetini kurdu ve devrimlerini yaptı.(1948)
Fidel Castro ve Ernesto Che Guevera Küba'da Batista diktatörlüğünü sayıları çok az olan devrimcilerle devirdi ve Küba Devrimini gerçekleştirdi. (1959)
Bu ülkelerde o zaman yabancı askeri işgal yoktu.
Devrimler toplumda belirli bir sosyal sınıfa dayanıyordu.
Birinci Dünya savaşından yeni çıkan Osmanlı'da ise ülkenin topraklarının çoğunluğu yabancı askeri güçler tarafından işgal altına alınmıştı.
Mustafa Kemal Atatürk yüz yıllarca kendi benliği unutturulmuş, yoksul düşürülmüş, kendi resmi makamları tarafından aşağılanmış, dışlanmış yoksul Anadolu halkını örgütleyerek, yüz yılladır yattığı uykudan uyandırıp emperyalizme karşı çağının ilk ulusal kurtuluş savaşını veren zafer kazanan Türk Milletinin lideridir.
Önce adı geçen liderlerin devrimlerde dayandığı toplumsal bir sosyal sınıf varken, Mustafa Kemal Atatürk Emperyalizm, iş birlikçileri ve Osmanlı yönetimi dışında bütün toplum kesimlerini içine alan halka dayanarak zafer kazanmış, yeni, çağdaş Türkiye Cumhuriyetini kurmuş ve devrimleri de yine bu toplumsal tabana dayanarak yapmıştır.
Mutafa KEMAL Atatürk'ü tanımak, Türkiye Cumhuriyetine, devrimlere, bilime, bağımsızlığa, Türk Kültürüne, Türk Milletinin tarihine sahip çıkmak demektir.
Mustafa Kemal Atatürk'ü tanımak demek, ulusal ve uluslar arası barışa sahip çıkmaktır.
Her türlü çağ dışı, gerici düşünce akımlarından arınmak demektir.
Bağımsızlık, özgürlük, demokrasi ve barış demektir.
Sanayileşme, ekonomik gelişme, üretim demektir.
Atatürk devrimlerinin hepsi birbirinden önemlidir ama laiklik hepsinden daha da öndedir.
Devrimler içerisinde laiklik, gözlerdeki karanlık perdenin yırtılması ve beynin öndeki gerici duvarın yıkılması demektir.
Mustafa Kemal Atatürk ve devrimleri iyi tanıyalım, hem de iyi tanıtlım.
Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.