HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 12 ŞUBAT 2026, PERŞEMBE

Balım Sultan: Hünkâr’ın Emanetini Nizama Koyan Yol Hizmetkârı

12.02.2026 00:00
Balım Sultan: Hünkâr’ın Emanetini Nizama Koyan Yol Hizmetkârı
Balım Sultan: Hünkâr’ın Emanetini Nizama Koyan Yol Hizmetkârı
Bektâşîlik tarihine şöyle bir baktığınızda, bazı isimlerin sadece bir dönemi değil, bir istikameti temsil ettiğini görürsünüz. Balım Sultan da işte bu isimlerden biridir. Hakkında çok konuşulmuş, çok tartışılmıştır. Kimi zaman "yeniden kurucu" denmiş, kimi zaman "İkinci Pir" nitelemesi üzerinden yanlış yerlere çekilmiştir. Oysa Balım Sultan'ı doğru anlamak için önce şunu teslim etmek gerekir: Bu yolun pîri Hacı Bektaş-ı Velî'dir; Balım Sultan ise bu pîrin emanetini nizama koyan irfan ehli bir yol hizmetkârıdır.

Hacı Bektaş-ı Velî'nin XIII. yüzyılda Anadolu'da mayaladığı irfan; Ehl-i Beyt sevgisiyle yoğrulmuş, insan merkezli, ahlâk ve hikmeti esas alan bir tasavvuf anlayışıdır. Bu anlayış, yüzyıllar boyunca sözle, nefesle ve irfanla taşınmıştır. Ancak zamanla her büyük yol gibi dağılma, yozlaşma ve farklı yorumlarla zedelenme riskiyle de karşı karşıya kalmıştır. İşte Balım Sultan'ın tarihsel misyonu tam da burada başlar.

Balım Sultan, Bektâşîliği "yeniden icat eden" biri değildir. Aksine, Hacı Bektaş-ı Velî çizgisini aslına rücu ettiren, yolun özünü koruyarak erkân ve teşkilatla güvence altına alan bir irfan önderidir. Onun yaptığı düzenlemeler, bir kopuş değil; açık bir dönüş hareketidir. Asla dönüştürmeden, bozmadan, özü kaybettirmeden…

Bugün "İkinci Pir" tartışması etrafında yapılan yorumların çoğu, bu bağlamı gözden kaçırır. Balım Sultan'ı Hacı Bektaş-ı Velî ile aynı manevî makama yerleştirmek ne tarihî gerçeklikle örtüşür ne de Bektâşî irfanıyla. Bu niteleme, onun teşkilatlandırıcı rolünü anlatan sembolik bir ifadedir. Pîr birdir; yol birdir. Balım Sultan, o yolun dağılmaması için düzen tutan bir irfan emekçisidir.

Balım Sultan döneminde Bektaşilik, erkânlı bir yol yapısı kazanmıştır. Babalık, ve postnişinlik görevleri netleşmiş; tekke ve dergâh sistemi belirgin hâle gelmiştir. Bu düzenlemeler, sadece idari bir yapı kurmak için değil; inancı, ahlâkı ve irfanı korumak içindir. Çünkü erkân, şekil değil; özü muhafaza etmenin yoludur.

Yeniçeri Ocağı ile kurulan ilişki de çoğu zaman yanlış okunur. Bu ilişki, siyasî bir ittifaktan çok, ahlâkî disiplin ve manevî terbiye ekseninde değerlendirilmelidir. Devlet-toplum dengesinde Bektâşîliğin üstlendiği rol, bir güç odağı olmaktan ziyade, bir denge ve vicdan hattıdır.

Balım Sultan döneminin en belirgin özelliği ise Ehl-i Beyt merkezli itikadın titizlikle korunmasıdır. Bektaşiliğin özü, ritüellerde değil; Hz. Ali ve Ehl-i Beyt sevgisiyle şekillenen iman anlayışındadır. Yapılan tüm erkân düzenlemeleri, bu özü muhafaza etmeye yöneliktir. Bu yönüyle Bektaşilik, mezhep çatışmalarının ötesinde, kuşatıcı ve birleştirici bir İslâm yorumudur. Anadolu'daki Ehl-i Beyt mektebinin en güçlü halkalarından biridir.

Sonuç olarak Balım Sultan dönemi, Bektaşiliğin özünden uzaklaştığı değil; aksine özünü koruyarak kurumsallaştığı bir dönemdir. Hacı Bektaş-ı Velî'nin irfanı, Balım Sultan eliyle sistemli bir yol hâline gelmiş; Ehl-i Beyt merkezli inanç anlayışı erkân ve teşkilat yoluyla güvence altına alınmıştır.

Balım Sultan'ı doğru yerde konumlandırmak gerekir: O, bu yolun sahibi değil; muhafızıdır. Hacı Bektaş-ı Velî irfanının, Ehl-i Beyt çizgisinin Anadolu'daki sessiz ama kararlı bekçisidir. Ve belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şey, Balım Sultan'ı tartışmak değil; onun temsil ettiği istikameti yeniden idrak etmektir.



 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--


logo

   E-posta: bilgi(@)bozyazihaber.com
Tüm hakları Bozyazı'nın ilk haber sitesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.
Mobil uyumlu haber yazılımı: www.eticaret.com.tr