HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 06 NİSAN 2025, PAZAR

Ekonomik enkazı seçim paklayamıyor

25.03.2023 00:00
AKP hükümeti 21 yılık sürecin sonunda öylesine büyük bir ekonomik enkaz oluşturdu ki, bu sefer seçimlik atılan adımlar da, bol keseden dağıtmalar da bir fayda sağlamıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, katıldığı bir TV programında en düşük emekli aylığının 5 bin 500 TL'den, 7 bin 500 TL'ye çıkarılacağını açıkladı.

Türk-İş, Şubat ayı için 4 kişilik bir ailenin açlık sınırını 9 bin 425 TL, yoksulluk sınırını ise 30 bin 700 TL olarak açıklamıştı.

Maaşlar görünüşte artıyor gibi görünse de, alım güçleri azalmaya devam ediyor. Seçim olduğu için artırılan emekli maaşı da yine açlık sınırının altında kaldı.

Ülkemizde 14 milyon emekli vatandaşımız var, bunların 8 milyonu en düşük maaşı alıyor. İşin garip tarafı düzenlemenin bir zam olmadığı da ifade ediliyor.

Prof. Dr. Aziz Çelik, düzenlemenin bir zam olmadığını, kanuna göre zam yapılmadığını ve farkın Hazine tarafından tamamlandığını belirterek şunları söyledi: "Emeklinin hak kazandığı kök aylık Hazine tarafından 7 bin 500'e tamamlanacak. Emeklinin asıl maaşı aylık 7 bin 500 TL'yi geçene kadar artmayacak."



Zam değil de, farkın Hazine tarafından karşılanması yine seçimlik bir adım. "Bize oy verirseniz bu fark ödenir, vermezseniz bizden sonrakiler vermeyebilir" mesajını içeriyor.

Bu konuda tartışılan diğer mesele de, zammın sadece en düşük emekli aylığına yapılmış olması. Bu son zamla birlikte yılbaşından bu yana en düşük aylığa yüzde 114, diğerlerine yüzde 30 zam verildi. Örneğin, 7 bin 501 TL emekli maaşı alanlara herhangi bir zam yapılmadığı gibi, bu aylık, en düşük emekli maaşına indirgenmiş oldu. Tabiri caizse, emekliler yoksullukta eşitlendi.

Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Başkanı Kazım Ergün, benzer bir artışın diğer emekli aylıklarına da yapılması gerektiğini belirterek şunları söyledi: "Burada bir eşitsizlik oldu. En düşük aylık arttıysa üsttekiler de artmalı."

Emekli-Sen Başkanı Cengiz Yavuz, seçim öncesi rüşvet gibi dağıtılan bu zamların emeklileri böldüğünü söyledi. Emekliler arasındaki prim gün ve prime esas kazanç farklarının eritildiğini belirten Yavuz, "Bu durum sosyal güvenlik sistemine güvensizlik doğuruyor. Bir süre sonra bu adaletsizlik kayıtdışı çalışmayı artıracak. Çalıştığım süre içinde ödediğim primin karşılığını alamayacaksam neden prim ödeyeyim diyecekler insanlar" diye konuştu.

En düşük emekli aylıklarına zam yapılınca, doğal olarak asgari ücretlilerde de ilave bir zam beklentisi oluştu. Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeynep Ökten, "Sayın Cumhurbaşkanı Aralık ayında asgari ücreti açıkladığında Mayıs ayını da işaret etmişti. Seçim öncesi atılan adımlara yenileri eklenebilir, seçim öncesinde yeniden asgari ücrete bir zam gelebilir diye düşünüyorum" dedi.

Aralık ayında asgari ücret net 8 bin 500 TL olarak belirlendiğinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Beklenmedik bir tabloyla karşılaşırsak geçen yıl olduğu gibi yine bir ara düzenleme yapmaktan da kaçınmayız" ifadelerini kullanmıştı.

Fakat yapılan açıklamalara bakılırsa, asgari ücrete ara zam sadece deprem bölgesini kapsayacak. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, "Sınırlı bir bölgeyle ilgili asgari ücret çalışması var, bittiğinde kamuoyuyla paylaşacağım" dedi.

Asgari ücretlilerin hepsine zam yapılıp da 10 bin liranın üstüne de çıkartılsa, emin olun ki yine açlık sınırının altında kalacak. Vatandaşların hakkı yine verilmemiş olacak. Siyasilerimiz hala tek başına maaşlara zam yapmanın yeterli olmadığının farkında değiller. Ülkemizde, Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş'ın yıllarca ifade ettiği gibi, maliyet artışlarından kaynaklanan bir enflasyon var.

Üretim için ihtiyaç duyulan finans dolar kuruna ve yüksek faize endeksli, hammadde ve enerji çoğunlukla ithal edildiği için dolara endeksli, maden sahaları yabancılara ve yandaşlara devredildiği için, kamu kuruluşları da özelleştirildiği için devlet, üreticisine yeterli finans, hammadde ve enerji desteği sunamıyor.



Sonuç olarak maliyetler sürekli arttığı için enflasyon da artıyor.

Ama asgari ücret, emekli maaşları ve memur maaşları gerçek enflasyonla aynı oranda artmıyor, bu sebeple de alım gücü sürekli düşüyor.

Ülkemizde bir yandan emekli, asgari ücretli, memur ve diğer vatandaşlarımızın gelirleri yoksulluk sınırının üstüne taşınırken, diğer yandan maliyetler aşağıya çekilerek vatandaşların alım gücünün artırılması ve korunması gerekiyor.

İşte bunun tek formülü Bağımsız Türkiye Partisi'nin parti programında olan Prof. Dr. Baş'a ait Milli Ekonomi Modeli'dir. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'a ve kadrosuna doğru bir ekonomik sistemin uygulanması konusunda bir fırsat verilirse, tüm sorunları rahatlıkla çözebileceği açıkça görülecektir.



 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--


logo

   E-posta: bilgi(@)bozyazihaber.com
Tüm hakları Bozyazı'nın ilk haber sitesi adına saklıdır: ©2019-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.
Mobil uyumlu haber yazılımı: www.eticaret.com.tr