HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 05 NİSAN 2025, CUMARTESİ

Tevbe ehlinde olması gerekenler

Tevbe ehlinde olması gerekenler
23.11.2018 00:00
Tevbe ehlinde olması gerekenler
Tevbe ehlinde olması gerekenler
Tevbe ehlinde olması gerekenler

İmam Ali Efendimiz şöyle buyurdu: "Tevbe; kalp ile pişmanlık, dil ile istiğfar, amelde günahı terk etmek ve günahı tekrarlamamayı kararlaştırmaktır"

Cenab-ı Hak, Kur'an'da, "Ettiği zulümden sonra tevbe edip düzelen kimse, bilsin ki Allah onun tevbesini kabul eder. Allah şüphesiz bağışlayandır, merhametli olandır" (Maide, 39) buyuruyor.



Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: "Tevbe edenin üzerinde tevbe nişanesi ortaya çıkmadıkça tevbe etmiş sayılmaz. (Tevbe nişanesi) alacaklıları razı etmesi, namazlarını kaza etmesi, insanlar arasında alçak gönüllü olması, nefsini şehvetlerden sakındırması ve oruç tutarak boynunu inceltmesidir (zayıflamasıdır)." (Cami'ul-Ahbar, 226/576).



Bu konuda İmam Ali'nin (a.s.) bazı sözleri şöyledir:



"Tevbe dört şey üzere bina edilmiştir: Kalp ile pişmanlık, dil ile istiğfar, organlarıyla amel etmek ve bir daha günaha dönmemeye azmetmek." (el-Bihar, 78/81/74).



"Tevbe; kalp ile pişmanlık, dil ile istiğfar, amelde günahı terk etmek ve günahı tekrarlamamayı kararlaştırmak." (Gurer'ul-Hikem, 2072).



"İstiğfar yüce bir makamdır ve altı anlamı vardır. Birincisi, geçmişten dolayı pişman olmak; ikincisi, bir daha ebedi olarak günaha dönmeyi terk etmek; üçüncüsü, insanların hakkını ödemek; dördüncüsü, zayi ettiği her farzın hakkını eda etmek; beşincisi, haram maldan oluşan etini derinin kemiğine yapışıncaya ve aralarında yeni bir et oluşuncaya kadar hüzünle eritmek; altıncısı ise günahın tatlılığını cismine tattırdığı gibi itaatin elemini de tattırmaktır. İşte bunları yaptığında, estağfirullah/Allah'tan bağışlanma dilerim, de." (Şerh-u Nehc'il-Belağa li'l İbn-i Ebi'l-Hadid, 20/56).



İmam Ali (a.s.), "İstiğfarın tarifi nedir?" diye soran Kumeyl b. Ziyad'a şöyle buyurmuştur: "Ey Kumeyl! (İstiğfarın tarifi) tevbedir."



Kumeyl, "Bu yeterli midir?" diye sorunca da "Hayır! diye buyurdu.



Kumeyl, "O halde nasıl?" diye sorunca, "Kul bir günah işleyince harekete geçerek 'Allah'tan bağışlanma dilerim' demelidir" diye buyurdu.



Kumeyl, "Harekete geçmek de ne demek?" diye sorunca şöyle buyurdu: "Dudaklarını ve dilini hareket ettirmeli ve bununla istiğfarın gerçeğine ulaşmayı dilemelidir."



Kumeyl, "Hakikat nedir?" diye sorunca da şöyle buyurdu: "Kalbi ile tasdik etmek, istiğfarda bulunduğu günaha bir daha geri dönmemeye azmetmektir."



Kumeyl, "Böyle yapacak olursa mağfiret dileyenlerden olur mu?" diye sorunca da, "Hayır! Zira sen henüz istiğfarın köküne ulaşmış sayılmazsın" buyurdu.



Kumeyl, "İstiğfarın kökü nedir?" diye sorunca da şöyle buyurdu: "Kendisinden dolayı mağfiret dilediğin tevbeye geri dönüştür. Bu ibadet edenlerin (abidlerin) ilk derecesidir. Günahı terk etmek ve istiğfarın altı anlamı vardır." (el-Bihar, 6/27/28). (Muhammed Muhammedî Reyşehrî, Mzanu'l-Hikmet).
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--


logo

   E-posta: bilgi(@)bozyazihaber.com
Tüm hakları Bozyazı'nın ilk haber sitesi adına saklıdır: ©2019-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.
Mobil uyumlu haber yazılımı: www.eticaret.com.tr