HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 22 ŞUBAT 2026, PAZAR

Cemre ve Nevruz: Türk Kültüründe Baharın ve İnsanın Dirilişinin Müjdecisi

Cemre, İmam Ali'nin adalet, hakikat ve maneviyatının insan gönlüne düştüğünü de temsil eder. Nevruz, sadece baharın gelişi değil; Hz. Ali'nin doğumu velayetin ve hakikatin doğuşu olarak görülür.
21.02.2026 00:00
Kışın sertliği çözülmeye başladığında Anadolu insanı gökyüzüne bakar ve o kadim cümleyi fısıldar: "Cemre düştü." Bu söz, yalnızca havanın birkaç derece ısınmasını anlatmaz. Bu söz; binlerce yıllık bir hafızanın, doğayla kurulan derin bir bağın ve mevsimlerin ritmiyle şekillenmiş bir hayat tasavvurunun ifadesidir. Çünkü cemre de nevruz da bu topraklara sonradan eklenmiş yüzeysel folklor unsurları değildir. Onlar, Orta Asya bozkırlarından Anadolu'ya taşınmış, zaman içinde İslami anlam katmanlarıyla zenginleşmiş, Türk kültürünün en güçlü bahar sembolleridir.

Bahar Türk kültüründe bir mevsimden ibaret değildir. Bahar; diriliştir, uyanıştır, yeniden başlamaktır. Cemre bu dirilişin ilk müjdesi, Nevruz ise ilanıdır.

Ateş Kültü ve Baharın Kozmik Anlamı

Türklerin eski inanç sisteminde ateş, sıradan bir unsur değildi. Ocağın ateşi aileyi bir arada tutan kutsal bir merkezdi. Ateş üzerinden atlamak, kötülüklerden arınmanın ve yeni bir başlangıcın simgesiydi. Bu gelenek, yüzyıllar sonra Nevruz kutlamalarında yaşamaya devam etti.

Ateş; karanlığa karşı nur, soğuğa karşı sıcaklık, ölüme karşı hayat demekti. Cemre kelimesinin "kor" anlamı da bu yüzden anlamlıdır. Önce görünmez bir kor gibi içten içe ısıtır, sonra toprağı canlandırır.

Baharın gelişi, eski Türk düşüncesinde yalnızca doğanın döngüsü değil; evrenin düzeninin yeniden teyididir. Kışın kaosu ve durgunluğu, baharla birlikte yerini harekete ve düzene bırakır. Bu düzen anlayışı toplumsal hayatın da temelini oluşturur. Baharla birlikte obalar hareketlenir, ticaret başlar, yaylak-kışlak düzeni canlanır. Doğadaki diriliş toplumsal dirilişi de beraberinde getirir.

Cemre: Dirilişin İlk Nefesi

Cemre hazırlıktır; içten içe başlayan ısınmadır. Soğuğun çözülmesi, toprağın yumuşaması, gönlün umutla kıpırdamasıdır. Henüz görünür bir bahar yoktur belki; ama dirilişin işareti düşmüştür.

Cemre sessiz bir başlangıçtır.

Cemre inancı, İslam öncesi Türk kültürüne kadar uzanır. Eski Türklerde doğa canlı ve kutsal kabul edilirdi. Ateş ise arınmanın ve yeniden doğuşun sembolüydü. Cemrenin üç aşamada düşmesi, Türk kozmolojisindeki gök–yer–yer altı tasavvuruyla ve üç sayısının kutsallığıyla ilişkilidir. Bu yönüyle cemre yalnızca meteorolojik değil, aynı zamanda kozmolojik bir semboldür.

Cemre, halk inanışına göre Şubat sonu ve Mart başında sırasıyla havaya, suya ve toprağa düşer. Bu düşüş; doğadaki ısınmayı, çözülmeyi ve canlanmayı simgeler. Hava yumuşar, buzlar erir, toprak ısınır ve doğa bahara hazırlanır. Göçebe Türk toplulukları için bu değişim hayati öneme sahipti; göç zamanı, hayvanların otlaklara çıkarılması ve ekim hazırlıkları bu gözlemlere göre belirlenirdi. Bu nedenle cemre, yalnızca bir tarih değil, doğanın nabzını tutan halk bilgisidir.

Bilimsel açıdan bakıldığında ise Şubat sonundan itibaren güneş ışınlarının geliş açısı artar, günler uzar ve sıcaklık yükselir. Bitkilerde öz su yürür, toprak canlanır ve doğa bahara hazırlanır. Yani cemre bilimsel bir terim olmasa da, bilimsel bir gerçeğin halk dilindeki ifadesidir.

Cemre sadece doğayı değil, insanı da etkiler. Günlerin uzaması ve güneşin artmasıyla birlikte biyolojik ritim canlanır, enerji yükselir ve ruh hâli iyileşir. Bu nedenle cemre yalnızca toprağa değil, insanın kalbine de düşer; hem tabiatın hem de ruhun dirilişini simgeler.

Cemre, İmam Ali'nin adalet, hakikat ve maneviyatının insan gönlüne düştüğünü de temsil eder

Türklerin Müslüman olduktan sonra ise; Cemre, İmam Ali'nin adalet, hakikat ve maneviyatını müjdelediği gün olarak kabul edilir. Bu daha çok Hacı Bektaşi Veli ile de Osmanlı'nın kuruluşundan sonra daha belirgin hâle gelmiş ve atılan temellerin Bektaşi bağlamında hayırlı olacak olayların başlangıcında "Cemre düştü" ibaresi kullanılmıştır. Bu, Hz. Ali'nin manen müdahil olacağı ve sahipleneceği manasını da taşımaktadır.

Nevruz: Dirilişin İlanı

Cemre süreci başlatır, Nevruz ise taçlandırır. 21 Mart'ta gece ile gündüz eşitlenir. Bu tarih, Türk dünyasında yeni yılın başlangıcı kabul edilmiştir. Doğa artık kesin biçimde kışı geride bırakmıştır. Yeşerme görünür hâle gelir. Bahar ilan edilmiştir.

Nevruz kelime anlamıyla "yeni gün" demektir. Fakat Türk kültüründe anlamı bundan çok daha geniştir. Bu gün; yeni başlangıçların, umutların, birlik ve beraberliğin sembolüdür. Orta Asya'dan Balkanlar'a kadar uzanan geniş coğrafyada Türk toplulukları bu günü bayram olarak kutlamıştır.

Nevruz ateşi yakılır ve üzerinden atlanır. Bu hareket, eski ateş kültünün İslam sonrası dönemde de yaşayan bir izidir. Ateşten atlamak; kötülüklerden arınmak, hastalıkları geride bırakmak, yeni yıla temiz bir başlangıç yapmak anlamına gelir.

Nevruz yalnızca doğanın dirilişi değildir. Toplumsal bir uyanıştır aynı zamanda. İnsanlar bir araya gelir, küskünlükler giderilir, sofralar paylaşılır. Çünkü bahar birlik demektir. Toprak nasıl tek başına yeşermezse, insan da yalnız başına güçlü olamaz.

Özellikle Alevi-Bektaşi geleneğinde Nevruz, "Sultan Nevruz" olarak anılır. Bu gün; nurun, hakikatin ve adaletin sembolü kabul edilir. Ateş burada yalnızca fiziksel bir unsur değil; ilahi hakikatin ışığıdır. Diriliş, dışarıda başlamaz; önce insanın iç dünyasında başlar.

Nevruz cemlerinde birlik, paylaşım ve kardeşlik vurgulanır. Doğa nasıl yeniden canlanıyorsa, insan da kendini yenilemelidir. İçindeki kin ve kırgınlıkları bırakmalı, gönlünü arındırmalıdır.

21 Mart, "Sultan Nevruz" olarak anılır. Müslüman Türk geleneğinde Nevruz'un ayrı ve güçlü bir yeri vardır. 21 Mart, "Sultan Nevruz" olarak anılır ve özellikle Hz. Ali ile ilişkilendirilir. Bu gün, sadece mevsimsel bir değişimin değil; manevi dirilişin, hakikat nurunun doğuşunun ve gönüllerin aydınlanmasının sembolüdür.

21 Mart "Sultan Nevruz" ve Hz. Ali ile İlişkisi

Bu günün Hz. Ali'nin doğum günü olduğuna inanılır. Bu nedenle Nevruz, sadece baharın gelişi değil; velayetin ve hakikatin doğuşu olarak görülür.

Bahar doğayı diriltirken, Hz. Ali de adalet, ilim ve nurun sembolü olarak gönülleri diriltir. Ateş yakılması ise hem eski Türk geleneğini hem de "nur" anlayışını temsil eder.

Kısacası Sultan Nevruz, doğanın dirilişiyle birlikte manevî uyanışı ve Hz. Ali sevgisini simgeler.

"Sultan" ifadesi burada dünyevî bir saltanatı değil, manevî yüceliği ifade eder. Sultan Nevruz; doğanın dirilişiyle birlikte insanın da ruhen yenilenmesini simgeler. Alevi-Bektaşi cemlerinde bu gün anılır, gülbenkler okunur, birlik ve kardeşlik vurgulanır. Küskünlerin barıştırılması ve lokmaların paylaşılması, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi bu anlayışın bir parçasıdır.

Nevruz ateşi ise hem eski Türk geleneğindeki arınma sembolünü hem de Alevi-Bektaşi inancındaki "ilahi nur" anlayışını temsil eder. Ateşten atlamak; kötülüklerden arınmayı ve yeni bir başlangıca yönelmeyi ifade eder.

Süreç ve Zirve: Adım Adım Gelen Bahar

Türk kültüründe bahar bir anda gelmez; adım adım gelir. Önce cemreyle içimiz ısınır. Sonra toprak hazırlanır. Ardından Nevruz'la diriliş ilan edilir. Bu aşamalı geliş, hayatın kendisini anlatır.

Hiçbir değişim bir günde olmaz. Hiçbir diriliş hazırlıksız gerçekleşmez. Cemre hazırlıktır. Nevruz diriliştir.

Cemre fısıltıdır. Nevruz sestir.

Cemre içten içe ısıtır. Nevruz coşkuyla kutlatır.

Cemre sabırdır. Nevruz umuttur.

Baharın gelişi, insanın kaderine dair güçlü bir hatırlatmadır: Hiçbir kış sonsuza kadar sürmez. En sert soğukların ardından bile toprak ısınır. En karanlık gecelerin ardından bile güneş doğar.

Bugün modern şehir hayatında mevsimlerin ritmini daha az hissediyoruz. Betonun arasında toprağın kokusunu, buzun çözülüşünü, suyun akışını belki eskisi kadar dikkatle izlemiyoruz. Fakat iç dünyamız hâlâ aynı döngülere tabi. Kışın içe kapanıklığını, baharın coşkusunu ruhumuzda yaşamaya devam ediyoruz.

Cemre ve Nevruz bu yüzden sadece geçmişe ait folklorik hatıralar değildir. Onlar, insanın doğayla uyum içinde yaşama ihtiyacının sembolleridir. Doğanın döngüsünü anlayan insan, kendi iç döngüsünü de anlar.

Her yıl cemre düştüğünde ve Nevruz geldiğinde aslında bize aynı hakikat hatırlatılır:

İnsan sonsuza kadar yaşayamaz ama hayat sürekli yenilenir.

Hiçbir kış ebedî değildir. Diriliş kaçınılmazdır.

Toprak nasıl her bahar yeniden yeşeriyorsa, insan da her düşüşten sonra yeniden ayağa kalkabilir. Cemre bunu fısıldar, Nevruz bunu ilan eder.

Ve belki de en çok bugünlerde, bu kadim sembollerin hatırlattığı şeye ihtiyacımız var:

İçimizi ısıtan bir kıvılcıma…

Gönlümüzü yeşerten bir bahara…

Birlikte dirilmenin umuduna…




 
İsmail Çetin / diğer yazıları
•Cemre ve Nevruz: Türk Kültüründe Baharın ve İnsanın Dirilişinin Müjdecisi 21 00:00:00.02.2026
• Emeviler Kur’an’ın içinden ahlak ve adaleti boşalttı 18 00:00:00.02.2026
•Haydar Baş Felsefesi: Ne Teokrasi, Ne Sekülerlik; Anadolu İrfanının Çağdaş Yorumudur 13 00:00:00.02.2026
•Balım Sultan: Hünkâr’ın Emanetini Nizama Koyan Yol Hizmetkârı 12 00:00:00.02.2026
•Balkanlar’da Sarı Saltığın Sessiz Devrimi: Adalet, Ahlâk ve Bektaşî İrfanı 11 00:00:00.02.2026
•İnsanlığın Kurtuluşu Milli Ekonomi Modeli’ndedir 04 00:00:00.02.2026
•Dijital Tekel Kıskacında Türkiye Ekonomisi; Emek, Kalite ve Marka Değil; Algoritma Kazanıyor 27 00:00:00.01.2026
•Türk devlet geleneğinde “Kut” kavramı 22 00:00:00.01.2026
•Enerji, Göç ve Güvenlik Üçgeninde Türkiye 09 00:00:00.01.2026
•Atatürk, etnik kimlik gözetmeden 86 milyonun namus ve onurunu kurtardı 05 00:00:00.01.2026
•İrfan, Akıl ve Cumhuriyet 30 00:00:00.12.2025
•Maneviyatı Yüksek Bir İklime Girdik 23 00:00:00.12.2025
•Yeniçeri ve Bektaşilik: Osmanlı’nın Omurgasının Haksızca Yıkılması 23 00:00:00.10.2025
•Türk Milleti Adına Samimi İttifak 18 00:00:00.10.2025
•Yörük-Türkmen Tahtacılarında Geleneksel Oyun: Mengi 27 00:00:00.09.2025
•Camilerde toplanan yardımlar ihtiyaç sahiplerine dağıtılmalı, din görevlileri Peygamberimiz gibi sahada da olmalıdır 05 00:00:00.09.2025
•Fenerbahçe İçin En Büyük Kazanım: Mourinho’nun Gidişi 29 00:00:00.08.2025
•Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet, etnik kimlik değil, vatandaşlık temelli bir millet anlayışına dayanır 19 00:00:00.07.2025
•Gönülle girilen tasavvufta akılla yürünemez 17 00:00:00.03.2025
•Dürüstlük en büyük kaynaktır 10 00:00:00.03.2025
•Tebrikler Bozyazı Belediyespor,Tebrikler Başkan 14 00:00:00.02.2025
•Maneviyatı yüksek iklime girdik, değerlendirmesini bilelim 05 00:00:00.02.2025
•Cumhuriyet vatanımızın teminatıdır 28 00:00:00.10.2024
•Atatürk, bugünü yaşanılır kılar, yarını teminat altına alır 22 00:00:00.10.2024
•Alevilik Yol, Bektaşilik Tariki Medeniyettir 16 00:00:00.10.2024
•Atamızın Laikliği dini doya doya yaşatır 02 00:00:00.10.2024
•Atatürk’ümüzü de, dinimizi de rahat bırakın 05 00:00:00.09.2024
•İmam Hüseyin Hak adına Kerbelâ’ya gitmiştir 17 00:00:00.07.2024
•Gadir-i Hum nedir? 25 00:00:00.06.2024
•Andımız İslam Ahlakıdır 23 00:00:00.04.2024
•Hoş Geldin Ey Şehr-i Ramazan 12 00:00:00.03.2024
•Maliyet enflasyonu var.Talep değil... 17 00:00:00.01.2024
•Asgari ücret zammı tarafları mutsuz ediyor 23 00:00:00.12.2023
•Dinci ve Kemalist aynı kapıya çıkar 14 00:00:00.12.2023
•Türk Devletleri Ehli Beyt nefesiyle kurulmuş, yörüngeden çıkınca yıkılmıştır 05 00:00:00.12.2023
•Fenerbahçe’nin masası yoktur, sahaları vardır 29 00:00:00.11.2023
•Ruhun şad olsun Atam 10 00:00:00.11.2023
•İsrail Maşadır 09 00:00:00.11.2023
•Mumsöndü ibadettir 24 00:00:00.10.2023
•Ekonomimiz felç edilerek koltuk değneğine mahkûm edilmiştir 04 00:00:00.10.2023
•Laiklik dinin, Cumhuriyet vatanımızın teminatıdır 25 00:00:00.09.2023
•Bilim adamlarını tüccarların eline bırakmayalım 12 00:00:00.09.2023
•Asgari ücret zammı ölü doğdu 23 00:00:00.06.2023
•Mumsöndü ibadettir 05 00:00:00.05.2023
•Özgürlük Allaha yaklaşmaktır 07 00:00:00.04.2023
•Allahın hazinesi boldu.Yeterki almasını bilelim 31 00:00:00.03.2023
•Şeriat gelmez, yaşanır 25 00:00:00.03.2023
•Peki raflardan yansıyana ne yapacağız! 15 00:00:00.12.2022
•Ruhun şad olsun Atam 10 00:00:00.11.2022
•Hayat da basit, İslam da… Zorlaştırmayın yeter! 31 00:00:00.08.2022
•İmam Hüseyin Hak adına Kerbelâ’ya gitmiştir 06 00:00:00.08.2022
•Bilim insanlarını tüccarların eline bırakmayalım 20 00:00:00.07.2022
•Gönüllere nakşeden yarınları konuşan liderdi 12 00:00:00.04.2022
•İslam’ın özü salâvatta gizlidir 05 00:00:00.04.2022
•Biz almasını bilirsek Allahın hazinesi boldur 01 00:00:00.04.2022
•Üçüncü dünya savaşını Atatürk önlüyor 05 00:00:00.03.2022
•İki yüzlü AB ve ABDnin acizliğini izledik 01 00:00:00.03.2022
•"Var bi hayalimiz" diyen gençlerin hayat enerjisine güvenelim 24 00:00:00.02.2022
•Ekonomide devasa kanyonlar oluştu 05 00:00:00.02.2022
•Üçüncü bir ittifak işi zora sokar 08 00:00:00.12.2021
•Osmanlıyı kim kurdu, neden yıkıldı 23 00:00:00.11.2021
•Milli Ekonomi Modeli Başkaldırıştır 15 00:00:00.11.2021
•Atatürkün laikliği dini doya doya yaşatır 17 00:00:00.09.2021
•Allah,Muharrem ayını hakkıyla idrak etmemizi nasip eylesin 09 00:00:00.08.2021
•Dürüstlük en büyük kaynaktır 17 00:00:00.07.2021
•Seçimin kilit partisi 30 00:00:00.06.2021
•İblisin işi Atatürklerle uğraşmaktır 07 00:00:00.06.2021
•İslamın özü salâvatta gizlidir 04 00:00:00.05.2021
•Çok abarttık, ciddiye alınacak bir tarafı yok! 27 00:00:00.04.2021
• Allahın hazinesi boldur 24 00:00:00.04.2021
•Fikri duruşu ile yarınları konuşan liderdi 09 00:00:00.04.2021
•Kimin ekmeğine yağ sürdüğümüze dikkat edelim 20 00:00:00.03.2021
•İnsanlığın kurtuluşu Haydarizm’de… 05 00:00:00.03.2021
•Birlik, saygı ve sevgiyle mümkündür 26 00:00:00.02.2021
•Atatürk’ü merkezimize koymamız şart 23 00:00:00.02.2021
•Yapıcı dil yetmez, terbiyeli olması gerek 19 00:00:00.02.2021
•Madalyon dik gelse de değişen bir şey olmaz 12 00:00:00.02.2021
•Neden yeni anayasa isteniyor 09 00:00:00.02.2021
•Çanakkale ruhunu iyi okumak gerek 04 00:00:00.01.2021
•Bir şeyleri değiştirecekse Z kuşağı değiştirecek 02 00:00:00.12.2020
•Ötekileştirmeden,ayrıştırmadan birleştirelim 12 00:00:00.09.2020
•Evlerinize bayrak asın 26 00:00:00.08.2020
•Alın terini tozla,toprakla silenlerin yüzü gülecek 04 00:00:00.06.2020
•Musahiplik nedir? 28 00:00:00.04.2020
•Allah'a yakın olduğunuzu bilmek mi istiyorsunuz? 25 00:00:00.04.2020
•Ulu çınarımız Haydar Baş hocamızı kaybettik 20 00:00:00.04.2020
•Virüsün Ekonomik Tedavisi Milli Ekonomi Modeli’ndedir 05 00:00:00.04.2020
•Parayı bas,halka dağıt,şahsi izolasyonu sağla… 31 00:00:00.03.2020
•#SendeEvdeKal 28 00:00:00.03.2020
•Sağlığımız için lezzetli,yerli muz tüketelim 06 00:00:00.03.2020
•Maneviyatı yüksek bir iklime girdik,değerlendirmesini bilelim 25 00:00:00.02.2020
•Atatürk Türk Milletine Allah’ın Lütfudur 01 00:00:00.02.2020
•Atatürk’ü doğru anlamak 09 00:00:00.11.2019
•Mevlid kandiliniz mübarek olsun 08 00:00:00.11.2019
•Kerbela,Hak ile bâtılın ayrıldığı yerdir 09 00:00:00.09.2019
•Paşabeleninde çay yudumlamak 18 00:00:00.07.2019
•Bütün Bozyazı'yı ve adayları kutlarım 06 00:00:00.04.2019
•Bozyazı’nın tanıtımı şart 05 00:00:00.01.2019
•Gerçek laiklik dinsiz yaşanamaz 05 00:00:00.12.2018
•Atatürk’ün Cumhuriyeti dinimizi teminat altına almıştır 01 00:00:00.12.2018
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--


logo

   E-posta: bilgi(@)bozyazihaber.com
Tüm hakları Bozyazı'nın ilk haber sitesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.
Mobil uyumlu haber yazılımı: www.eticaret.com.tr