Avusturya'nın başkenti Viyana'da 7-8 Şubat tarihlerinde gerçekleşen 11. Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde sunum yapan bilim insanları, kapitalizmin insanları nasıl sömürdüğünden, gelir adaletsizliğini nasıl körüklediğinden, kaynaklar herkese yetecekken, milyarlarca insanın nasıl aç ve yoksul bırakıldığından bilimsel verilerle bahsettiler.
Ve de Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nin bu sorunların tamamını çözebilecek çözümlere sahip olduğunun altını çizdiler.
Yıllarca açlığın, yoksulluğun, kıtlığın çözümü için "kapitalist ekonomi anlayışı çerçevesinde" çözümler araştırılmaya çalışıldı. Halbuki, bunların hepsinin temel sebebi kapitalist ekonomi anlayışıydı. Sorunların sebebi olan bir sömürü sistemiyle sorunların asla çözüme kavuşamayacağı bir gerçekti
"Kaynaklar sınırlıdır, ihtiyaçlar sınırsızdır" bakış açısına sahip olan ve buradan yola çıkarak kaynakları belirli ellerde stoklayan, insanların kaynaklara erişimini kısıtlayan bir anlayış nasıl bir çözüm üretebilir ki? Dolayısıyla bir çözüme ulaşmak zaten mümkün değildi ve ulaşılamadığı gibi sorunlar daha da kangren hale geldi.
Dünyanın 21 ülkesinden 50'yi aşkın bilim insanının MEM kongresine gelip, modelin temel anlayışı ve ürettiği çözümler hakkında kafa yormaları, tebliğler sunmaları, kapitalizmin esaret çarklarından kurtulmanın büyük bir arayışı ve çareyi Milli Ekonomi Modeli'nde görmeleriydi.
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, kongrenin kapanış konuşmasında yaptığı konuşmada Milli Ekonomi Modeli'nin biriken ve kangrenleşen bütün sorunlara bir çözüm olduğunu anlattığı gibi, yarının ve geleceğin sorunlarına da kesin çözümler ürettiğini şu sözlerle ifade etti:
* "Bu cümleyi lütfen not edin. Bu cümle, 21. yüzyılın iktisat manifestosudur. Mevcut sistemler 'Üretim yaparsan değerlisin' der. MEM ise 'Var olduğun için değerlisin, tükettiğin için ekonomiye katkı sağlıyorsun' der. Çünkü tüketim olmazsa üretim durur. Talep olmazsa arzın hiçbir anlamı yoktur."
* "İnsanın tüketim kabiliyeti her zaman diri olmalıdır. Ve dünyanın birçok yerinde yapılan deneyler de ispat ediyor ki, insanlara verilen para ekonomiyi büyütüyor. Bugün Silikon Vadisi guruları ve Batılı iktisatçılar ağız birliği etmişçesine 'Evrensel Temel Gelir' (Universal Basic Income - UBI) diyorlar."
* "Dünya büyük bir kaosun, büyük bir belirsizliğin içine sürükleniyor. Teknofeodalizm, yani teknoloji şirketlerinin krallığı, insanlığı mülksüz, işsiz ve onursuz bir yığın hâline getirmek istiyor. 'Mülkiyetiniz olmayacak ve mutlu olacaksınız' diyerek bizimle alay ediyorlar."
* "Biz ise diyoruz ki: Hayır! İnsanın mülkiyeti de olacak, işi de olacak, aşı da olacak, onuru da olacak. Bunun tek yolu Prof. Dr. Haydar Baş'ın Millî Ekonomi Modeli'dir."
* "Bu model matematiksel bir zorunluluktur, üretken yapay zeka çağında insanlığın tek çözümü olan sosyal bir algoritmadır. Bu model, insanlığın 'Karanlık Fabrikalardan' sağ çıkabileceği formüldür."
* "Bu modeli üniversitelerinizde ders olarak okutun. Bu modeli makalelerinizde tartışın. Bu modeli siyasetçilerinizin önüne koyun. Çünkü yarın çok geç olabilir."
* "Yapay zekâ, ya insanlığın sonunu getirecek bir felaket olacak ya da Millî Ekonomi Modeli ile insanlığın altın çağını başlatacak bir hizmetkâr olacak. Tercih bizim. Tercih insanlığın."
* "Biz Prof. Dr. Haydar Baş'tan şunu öğrendik: Karanlık ne kadar koyu olursa olsun, bir mum ışığı onu yenmeye yeter. İşte o ışık, Milli Ekonomi Modeli'dir."
BTP lideri Hüseyin Baş, konuşmasının en sonunda da Milli Ekonomi Modeli'nin "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" anlayışının ekonomik bir sistem hali olduğunu vurguladı.
11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi gerçekten tarihi bir kongreydi, Sayın Baş'ın konuşması tarihi bir manifestoydu. Kongrede sunum yapan bilim insanlarının, kongreye değerlendirten tanınmış gazeteci ve yorumcuların konuşmaları muhteşemdi. Elimizden geldiğine yazmaya ve konuşmaya devam edeceğiz.



